22 Ekim 2009 Perşembe

İbrahim! İçimdeki putları devir

İbrahim
İbrahim,
İçimdeki putları devir
Elindeki baltayla
Kırılan putların yerine
Yenilerini koyan kim

Güneş buzdan evimi yıktı
Koca buzlar düştü
Putların boyunları kırıldı
İbrahim,
Güneşi evime sokan kim
Hazana durmuş bahçelerin
Solgun aydınlığında gül
Düşmüş çilelerin son yaprağı da
Kucağına gül

Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
Buhtunnasır put yaptı
Ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
Güzeller bende kaldı
İbrahim
Gönlümü put sanıp da kıran kim

Bin Nemrut yüklendi omuzlarına
Bir Nemrut'un ocağını
Bin uşakla harlasalar ateşi
Yine dönüşür ibrahim'e gül
Yanmaktadır, yakılmaktadır
Kor olmuştur yürekler
Yeter ihya için bir selamın
Bağdat ile Şam'a gül

Şiir-söz: Asaf Halet Çelebi - Özdemir Asaf
Müzik: Şafak Tavkul
Seslendiren: Aykut Kuşkaya

Aykut Kuşkaya'nın seslendirdiği ruhuma dokunan çok güzel bir ezgi, dinledikçe hep aynı duyguyu yaşarım... Hz. İbarihim'in hayatını, Damla Yayınevi'nin yayınladığı "Allah'ı Arayan Çocuk" kitabından öğrenmiştim. Dayımın bana ilk okuma-karne" hediyesiydi, hayal meyal hatırladığım Bursa ziyatetimizde bana hediye etmişti o seriyi... Aklım erince hayatını kalın bir kitaptan okudum...

"Şefkat Babası Hz. İbrahim.. ŞEFKAT, O ruhun gül bahçesi, en güzel gönülden ve kutsal ağızdan seslendirilen kelime, davasına bağlılığın ve şirkin karşında dik duruşun adı, İmanın nurani yansımasıdır. Yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah`a) yönelen biridir. O şefkat babası Hz. İbrahim’dir. “Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah`a) yönelen biriydi. ” (Hud, 75) http://www.diniyazilar.com/dy/oku/1691/sfkat-babasi-hz-ibrahim-.htm"

Yani o bizim şefkat babamız. Ve şimdi ruhumu yaralayanları bu ezgiyle-şiirle ona şikayet ederim... Ondan şefkat beklerim... O "LA UHİBBUL AFİLİN" dedi, batıp gidenleri sevmedi, ben de geçici olanları sevmiyorum... Süsüne kanmadan bu dünyanın gözü açık, uyanık ruhlardan olma gayretiyle. Bu oyun ve eğlence yerinin, bu perdenin arkası için yaşamak...

"Bağlamayız hiç kimseyi
Hiç kimseye bağlanmayız
Sonsuzluğa kanat açmışız
Sonsuzluğa uçmaktayız her daim"

http://www.islam-tr.net/ezgiler/5729-bildigimiz-ilahi-ezgi-mars-sozlerini-yazalim-mi-3.html# den alıntı şiirin tahlili şudur:

"Kapitalizmin insanlığı esir aldığı, sözde demokrasilerin, oligarşik diktalara dönüştüğü çağımızda, insanların önüne, dünyevi putlar koyan bu kapitalist zihniyeti, usta şair Asaf Halet Çelebi, “İbrahim” şiirinde çok güzel anlatıyordu.

Şiirin ilk mısralarında, “İbrâhim içimdeki putları devir, elindeki baltayla/ Kırılan putların yerine yenilerini koyan kim” diyen Çelebi, Hz. İbrahim’in kırdığı putlara vurgu yaparak, onun putları bir bir nasıl yok ettiğini hatırlatıyordu. Çelebi, “Kırılan putların yerine yenisini koyan kim” derken, kapitalizmin hayatımızın içinde var ettiği yeni putlara dikkat çekiyordu.

Cahiliyye dönemindeki putları yapanlar belliydi, peki bu yeni putları kim yapıyordu ? Çelebi, bu yeni putların kim tarafından yapıldığını biliyordu. İnsanların hayatına yeni putlar koyan, kapitalist düzenden başkası değildi. İspanya’da Lorca’yı kurşuna dizerek İspanya’yı karanlığa boğanlarla, insanlığın önüne, dünyevi zevk ve ihtirasları koyanlar aynı zihniyetin ürünüydü. Çelebi, bu zihniyeti şiirin ikinci kıtasında “Güneş, buzdan evimi yıktı, koca buzlar düştü/Putların boyunları, kırıldı/ İbrahim, putları evime sokan kim” diye sorarak izah ediyordu. Çelebi, “Buzdan evler” derken modern hayatın bizden alıp götürdüklerini kastediyordu.

“Buzdan evler” modern hayatın putlarının, sıkça konuşulduğu çokça tapıldığı yerlerdi. Allah’a sığınmakta sonuncu, fakat dünyevi zevklerin peşinde koşmakta birinci olan nefsimize esir düştüğümüz yerlerdi ”buzdan evler”.Güneş’in bu evlere girerek putları yıkması da, “buzdan dünyamıza” doğacak olan Allah’ın Nuru’ndan başka bir şey değildi. Şiirin 3.mısrasında şair “Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri, / Buhtunnasır put yaptı” derken Babil kralı Buhtunnasır’ı kastedmekte ve Babil’in “Asma bahçelerine” değinerek, maddi dünyanın albenisine vurgu yapmaktadır. Buhtunnasır’ın kendisine put edindiği dünya nimetleri “Asma bahçelerde dolaşan güzeller” üzerinden anlatılmaktadır. İnsanlığın büyük çoğunluğu maalesef bugün, Buhtunnasır gibi, düşünmekte ve yaşamaktadır.

Şair diğer mısrada ise, “Ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı” derken, manevi güzellikleri kast etmekte ve asıl güzelliğin kendisinde kaldığını “ahiret” inancıyla perçinlemektedir. Asaf Halet Çelebi, bu yeni dünyayı, Hz. İbrahim üzerinden çok güzel anlatmıştır.

Çelebi, İnsanlığın zamanla nasıl ‘put’a tapar bir hale geldiğini, şiirin gücüyle aktarmıştır.Dünya döndükçe bu iki şair, bıraktıkları eserlerle anılmaya ve okunmaya devam edecek, insanlığı cahiliye dönemine mahkum eden ve yeni putlara tapınmalarını sağlayan bu zihniyet ise, layık olduğu yeri elbet bulacaktır.

http://www.islam-tr.net/ezgiler/5729-bildigimiz-ilahi-ezgi-mars-sozlerini-yazalim-mi-3.html#

http://www.turkcebilgi.net/sairler-ve-siirleri/asaf-halet-celebi/ibrahim-32878.html

http://www.turkcebilgi.net/kim-kimdir/a/asaf-halet-celebi-32848.html

Hiç yorum yok: