18 Ekim 2009 Pazar

Kıyılarda olmak

"İnsanlardan kimi de, Allah'a bir ucundan ibadet-kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık... bir kayıptır." Hacc Suresi: 11

Ayette musibete uğrarsa çehresi değişenlerin-dinden yüz çevirenlerin dünyayı da ahiretide kaybettiği, apaçık ziyanda olduğu anlatılır

"Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma.
Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar.
Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.
Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır....
Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir." (Alıntı)

Evet her durumda Elhamdülillah demeyi unutmamak...
Allah sevdiği kuluna sıkıntı verirmiş sözü bana teselli oluyor.
Sorgulamaya başladığımda imtihanı "Tevekkül" adlı doğru şıkkın da olduğunu hatırlatıyorlar... Evet sabreden derviş muradına eriyor ya da sabredemezse deliriyor...
Umutsuzluk kafir sıfatı derler ama, o anlamdaki umutsuzluk değil bizimkisi, karamsarlık öyle değil, bir çıkış aramak, bir yol.
Aramasak? Nasıl bulacağız patikayı, Cenneti.
İşte o patikaya özlem...
Gerçekten gizli patikalar da varmış...
Önce o dar kapıdan geçmek gerekiyor işte...

"Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün ta gözlerimin içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış"
( Monna Rosa)

Başı umut, sonu hüzün dolu mısralar...

Hiç yorum yok: