Gitme ey gerdanlığı inci ve mercan olan
Ölümlü vakitlerde hayatıma can olan
Masiva denizinde kalanların feneri
Ayrılığı intihar, aşkı imtihan olan
İkramdır ne varsa sızlatan yüreğimi
Ey alevde kaybolup, sularda nihan olan
Gömülmüşüm küflenen kuşlar toğrağına
Düşmüşüm, çıbanların, çıyanların çağına
Ey yolunu kaybeden yolculara han olan
Isırgan bir mendile akıyor gözyaşlarım
Kadehimde ızdırap damarımda kan olan
Boynumda kelepçeli bakışların urganı
Üzerimde acılar kumaşının yorganı
Gitme, ey mutluluğun tahtında hakan olan
Zülfünden yıldızları salarak gökyüzüne
Işıksız bir ülkenin sabahında tan olan
Al götür senin için ağlayan serçeleri
Hasretinle eriyip kuruyan pençeleri
Kahramanlara gurbet, şaire vatan olan
Şahdamarımda solar nergisleri sevincin
Ruhumdur, köşelerde dağılıp viran olan
Gitme; çözmek üzredir son düğmeyi güvercin
Bazan muştu çiçeği, bazan da hüsran olan
Ya başucumda cellât, tenhâda bekleyen cin
Ya da şâhikalarda katıksız hicran olan
Mehtâbında büyüyen karanfilleri yakıp
Ben miyim yeryüzünde sadece üryân olan
Ben miyim terkedilen, ben miyim ziyan olan
Ülkemi ley-ü nehâr yangınlarda bırakıp
Gitme ey ipek yüzlü, gitme ey insan olan
Nurullah GENÇ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder