17 Aralık 2008 Çarşamba

Zigon Sehpa

Bugün ordaydım,
Aynı yerde, aynı evde.
Aynı kapıdan girdim içeri,
Tesadüf bu ya,
Aynı anahtar kalmış bende.
Sandalyede yeleğini unutmuşsun,
Masada kahkahanı, mutfakta bardağını,
Salon da duruşunu unutmuşsun.
Sonra yan odada hıçkırığını,
Koridorda göz yaşlarını
Kapıda çarpıp çıkışını unutmuşsun.
Bir çiçeğin zehri düşmüş
Zigon sehpaya,
Bir rujunun rengi düşmüş oval aynaya,
O kavgadan arta kalan kırık vazoyla,
İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona.
Duvardaki resmin de gülüşün kalmış
Son içtiğin fincan da dudak izlerin
Portmantonun yanın da gidişin
Kapıda bıraktığın ayak izlerin kalmış.
Yastığının üstün de saçını buldum
Posta kutusun da mektuplarını,
Teypte dinlediğin şarkını buldum
O hicaz da kalmış göz yaşlarını.
Yazan böyle yazmış demek ki
Nasıl da anlam buldu
Sen olmayınca.
Ne eyleyim köşkü ne eyleyim sarayı
İçin de salınan YAR olmayınca

Bedirhan GÖKÇE

Hiç yorum yok: