İnsanların büyük ekseriyeti bir tatminsizlik içindedir. Fakiri, zengini, genci, ihtiyarı, zayıfı , şişmanı, tahsillisi, tahsilsizi, erkeği, kadını, uzunu, kısası farketmiyor... Ekseriyetle herkes, kendine verilen nimetlere karşı şükürde noksanlık ve nimette kendisinden daha yüksek olanlara bakarak üzerindeki nimetlerin kadrini bilmekten uzak bir hâl içindedir. Halbuki, insanın nimette kendinden aşağı olanlara bakarak haline şükretmesi; takvâda ise kendinden yukarıda olanlara bakarak onlar gibi olmaya çalışması icap eder. İslâmî ölçü bu olmasına rağmen, bu ölçüyle yaşamaya muvaffak olabilenlerin sayısı diğerlerine göre çok azdır.
Tatminsizliğin en önemli sebebi ise, Allahın (cc) zikrini ihmal etmektir. Rabbimiz Rad Suresinde buna şöyle dikkat çekiyor: Onlar (Allaha yönelenler), iman eden ve Allahı anmakla kalpleri huzura kavuşan kimselerdir. Haberiniz olsun ki kalpler, ancak Allahı zikirle huzura kavuşur. (28inci ayet).
Allahı tevbe, istiğfar ve tevhid ile anmanın yanında en büyük zikir Kurandır ki, bu zikir de hem okumakla, hem de ona uymakla olur. O zaman fikir, gönül ve hayat huzura erişir. Aksi halde, kalp ve hayat huzursuzluklardan kurtulamaz.
Huzura kavuşmakla ilgili olarak, Kuran âyetlerinden ve hadislerden süzülmüş manâları araştırıp, ruhumuza emdirmekte fayda vardır:
Allahı tanımayanın, başında dünya dolusu belâ vardır; Allahı tanıyanın dünyası nurla ve manevî sürurla (sevinçle) doludur. (Lemalar).
Her kim fâni hayatı kendine esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim, bâkî hayata ciddî olarak yönelmiş ise, hem dünya hem de âhiret saadetine mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da, dünyasını Cennetin bekleme salonu hükmünde gördüğünden, hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder. (Sözler)
Tatminsizliğin en önemli sebebi ise, Allahın (cc) zikrini ihmal etmektir. Rabbimiz Rad Suresinde buna şöyle dikkat çekiyor: Onlar (Allaha yönelenler), iman eden ve Allahı anmakla kalpleri huzura kavuşan kimselerdir. Haberiniz olsun ki kalpler, ancak Allahı zikirle huzura kavuşur. (28inci ayet).
Allahı tevbe, istiğfar ve tevhid ile anmanın yanında en büyük zikir Kurandır ki, bu zikir de hem okumakla, hem de ona uymakla olur. O zaman fikir, gönül ve hayat huzura erişir. Aksi halde, kalp ve hayat huzursuzluklardan kurtulamaz.
Huzura kavuşmakla ilgili olarak, Kuran âyetlerinden ve hadislerden süzülmüş manâları araştırıp, ruhumuza emdirmekte fayda vardır:
Allahı tanımayanın, başında dünya dolusu belâ vardır; Allahı tanıyanın dünyası nurla ve manevî sürurla (sevinçle) doludur. (Lemalar).
Her kim fâni hayatı kendine esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim, bâkî hayata ciddî olarak yönelmiş ise, hem dünya hem de âhiret saadetine mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da, dünyasını Cennetin bekleme salonu hükmünde gördüğünden, hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder. (Sözler)
MUSTAFA NUTKU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder